MANŞET

1 Temmuz 2014

Nasıl olmasını istediğine bağlıdır hayatının son dakikaları..
Sen nasıl Dilersen öyle olacaktır..
Kaçak yaşadığın Ömre bedeldir cansız nefes alışverişlerin..
Bir Tutam hüzün; bir yudum öfke barındırır,
Prangalar içindeki bedenin..
Acını dindirmeye yetmeyecektir,
Söndürmeyecektir ateşini yalnızlığının talihsiz sorumluluğu..
Uzatacaksin bacaklarını, gömeceksin kendini yastığının en kuytu, en yumuşak tarafina..
Güleceksin hayata veda ederken dahi..
Ki tebessümle karşılasınlar seni..

Tebessümle Veda Edeceksin

Muhammet Şiş   at  08:22  Henüz Yorum Yok

Nasıl olmasını istediğine bağlıdır hayatının son dakikaları..
Sen nasıl Dilersen öyle olacaktır..
Kaçak yaşadığın Ömre bedeldir cansız nefes alışverişlerin..
Bir Tutam hüzün; bir yudum öfke barındırır,
Prangalar içindeki bedenin..
Acını dindirmeye yetmeyecektir,
Söndürmeyecektir ateşini yalnızlığının talihsiz sorumluluğu..
Uzatacaksin bacaklarını, gömeceksin kendini yastığının en kuytu, en yumuşak tarafina..
Güleceksin hayata veda ederken dahi..
Ki tebessümle karşılasınlar seni..
Devamını Oku→

22 Nisan 2014

İçerik şüphesiz ki 'kraldır' kıymetli okuyucular. Daha kalitelisini, daha da kalitelisini ve ondan da kalitelisini yazacağım diye çırpınıp duruyoruz, aşikar. Bir yerden sonra tükendiğini, artık yazacak birşeylerin kalmadığını düşünüyor ve pes etmeye yüz tutuyoruz. Nitekim final çoğu zaman da hüsranla sonuçlanmakla birlikte, bazen de ilahi bir yardımla tutulup kaldırılıyoruz adeta. Makale yazma hususunda hırslandıkça hırslanıyoruz o dakikadan sonra. 

Sizlere benim de bu 'git-gel'ler yaşadığım bir dönemde hızır gibi imdadıma yetişip, kaliteli içerik üretmeme neden olan diknotcom'un bir yazısını özgünleştirerek, kardeşimin affına sığınarak sizlerle paylaşma yoluna gitmek istiyorum. Önceki yazılarımdan birinde Blog Dünyasında İçerik Üretimi ve Yönetimi Üzerine Altın Kurallar başlığıyla bir içerik sunmuştum. Okuduğunuz yazının bitimine müteakip söz konusu içeriğimi de okursanız, olaya bakış açınız şüphesiz bir nebze daha genişleyecektir. 

Google' dan Büyük Ölçüde İstifade Edebiliriz

Bir konu başlığına sahipsiniz, zihninizin bir yerlerinde bir sözcük ya da sözcük grubu dolaşıyor ancak bir türlü toparlayamıyorsunuz. Ne yapabiliriz? Elbette Google gibi dev bir kaynaktan faydalanabiliriz arkadaşlar. 

Google'ın kelime tamamlama özelliğini kullanabiliriz. Aklımızdaki kelime ya da kelime grubunu Google arama motoruna yazarak aratmaksızın, alta sıralanacak olan varyasyonlardan da birer içerik konusu oluşturabiliriz. Kaldı ki, bu varyasyonlar bizlere en popüler seçenekleri sunacaktır. 

İçerik İçin Google Varyasyonlar Nimettir.
Şöyle bir örnek ile açıklayabiliriz; Google'a "blog başlığı" yazdığımızda bu sözcük grubu ile ilgili çeşitli varyasyonlar görebiliriz, bunların her biri de makale için birer başlık oluşturabilir bizlere.

Bununla birlikte Youtube da bizlere Google benzeri bir içerik üretme fikri sağlayabilir. Youtube arama motoru kısmına dilediğimiz kelimeyi veya kelime gurubunu yazdığımızda, Google varyasyonları gibi seçenekler sunacaktır bizlere. Dilediğimiz seçenekte karar kılarak içerik üretmeye başlayabiliriz. Aşağıda kısa bir görselini sunuyorum sizlere. 
Youtube Seçenekleri de İçerik Üretimine Etki Eder.
Google Adwords Keywords Tools Kullanabiliriz

Google'ın anahtar kelime aracı bilindik bir uygulama. Bu Google aracı ile kelime ya da kelime gruplarını görebilir, üstelik hazırlayacağımız içerikte yer alan bu türevlerin TBM oranlarını gözlemleyebilir ve bu şekilde en değerli içeriklerimizi oluşturabiliriz. 
Google Adwords Keywords Tools
 
Linkedin'i Aktif Olarak Kullanıyor Olmamız, İçerik Üretimine Katkı Sağlayacaktır

Malumunuzdur ki Linkedin'de çalışma yaptığınız sektöre ya da alana ait çok sayıda insanın oluşturduğu grup oluşturulmuştur. Takipçisi olduğunuz alana ait tartışma, anket vs. çalışmaların yer aldığı bu grupları gözlemleyerek yeni içerik fikirleri edinebiliriz. 

Müşteriyle Temasa Geçerek Fikir Edinebiliriz

Şüphesizdir ki, hakkında herhangi bir sahibi olmadığımız konuda içerik oluşturamayabiliriz. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Ne var ki içerik üreticisi olduğumuz müşterimiz ile bire bir temasa geçerek toplantı yapabilir, bunun üzerine onlarında fikirlerine başvurarak ieçriklerimizi oluşturmaya başlayabiliriz. 

İçerik Rakiplerimizi Değerlendirebiliriz

Makale üretimi konusunda rakiplerimizi inceleyebilir, içeriklerinden esinlenebiliriz, ama yalnızca esinlenebilir, kopyalama yoluna kesinlikle gidemeyiz. Kaldı ki içeriği tamamıyla kopyalayarak blogunuza yerleştirmemiz, bizleri her daim geriye götüren nedenlerin başında gelebilmektedir.

Nihayetinde ilk hedefimiz, kesinlikle özgün ve kaliteli içerikler olmalıdır. Teşekkür ederim. 

İyi Çalışmalar..

Kaliteli İçerik Üretmeye Dair Altın Kurallar

Muhammet Şiş   at  15:25  Henüz Yorum Yok

İçerik şüphesiz ki 'kraldır' kıymetli okuyucular. Daha kalitelisini, daha da kalitelisini ve ondan da kalitelisini yazacağım diye çırpınıp duruyoruz, aşikar. Bir yerden sonra tükendiğini, artık yazacak birşeylerin kalmadığını düşünüyor ve pes etmeye yüz tutuyoruz. Nitekim final çoğu zaman da hüsranla sonuçlanmakla birlikte, bazen de ilahi bir yardımla tutulup kaldırılıyoruz adeta. Makale yazma hususunda hırslandıkça hırslanıyoruz o dakikadan sonra. 

Sizlere benim de bu 'git-gel'ler yaşadığım bir dönemde hızır gibi imdadıma yetişip, kaliteli içerik üretmeme neden olan diknotcom'un bir yazısını özgünleştirerek, kardeşimin affına sığınarak sizlerle paylaşma yoluna gitmek istiyorum. Önceki yazılarımdan birinde Blog Dünyasında İçerik Üretimi ve Yönetimi Üzerine Altın Kurallar başlığıyla bir içerik sunmuştum. Okuduğunuz yazının bitimine müteakip söz konusu içeriğimi de okursanız, olaya bakış açınız şüphesiz bir nebze daha genişleyecektir. 

Google' dan Büyük Ölçüde İstifade Edebiliriz

Bir konu başlığına sahipsiniz, zihninizin bir yerlerinde bir sözcük ya da sözcük grubu dolaşıyor ancak bir türlü toparlayamıyorsunuz. Ne yapabiliriz? Elbette Google gibi dev bir kaynaktan faydalanabiliriz arkadaşlar. 

Google'ın kelime tamamlama özelliğini kullanabiliriz. Aklımızdaki kelime ya da kelime grubunu Google arama motoruna yazarak aratmaksızın, alta sıralanacak olan varyasyonlardan da birer içerik konusu oluşturabiliriz. Kaldı ki, bu varyasyonlar bizlere en popüler seçenekleri sunacaktır. 

İçerik İçin Google Varyasyonlar Nimettir.
Şöyle bir örnek ile açıklayabiliriz; Google'a "blog başlığı" yazdığımızda bu sözcük grubu ile ilgili çeşitli varyasyonlar görebiliriz, bunların her biri de makale için birer başlık oluşturabilir bizlere.

Bununla birlikte Youtube da bizlere Google benzeri bir içerik üretme fikri sağlayabilir. Youtube arama motoru kısmına dilediğimiz kelimeyi veya kelime gurubunu yazdığımızda, Google varyasyonları gibi seçenekler sunacaktır bizlere. Dilediğimiz seçenekte karar kılarak içerik üretmeye başlayabiliriz. Aşağıda kısa bir görselini sunuyorum sizlere. 
Youtube Seçenekleri de İçerik Üretimine Etki Eder.
Google Adwords Keywords Tools Kullanabiliriz

Google'ın anahtar kelime aracı bilindik bir uygulama. Bu Google aracı ile kelime ya da kelime gruplarını görebilir, üstelik hazırlayacağımız içerikte yer alan bu türevlerin TBM oranlarını gözlemleyebilir ve bu şekilde en değerli içeriklerimizi oluşturabiliriz. 
Google Adwords Keywords Tools
 
Linkedin'i Aktif Olarak Kullanıyor Olmamız, İçerik Üretimine Katkı Sağlayacaktır

Malumunuzdur ki Linkedin'de çalışma yaptığınız sektöre ya da alana ait çok sayıda insanın oluşturduğu grup oluşturulmuştur. Takipçisi olduğunuz alana ait tartışma, anket vs. çalışmaların yer aldığı bu grupları gözlemleyerek yeni içerik fikirleri edinebiliriz. 

Müşteriyle Temasa Geçerek Fikir Edinebiliriz

Şüphesizdir ki, hakkında herhangi bir sahibi olmadığımız konuda içerik oluşturamayabiliriz. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Ne var ki içerik üreticisi olduğumuz müşterimiz ile bire bir temasa geçerek toplantı yapabilir, bunun üzerine onlarında fikirlerine başvurarak ieçriklerimizi oluşturmaya başlayabiliriz. 

İçerik Rakiplerimizi Değerlendirebiliriz

Makale üretimi konusunda rakiplerimizi inceleyebilir, içeriklerinden esinlenebiliriz, ama yalnızca esinlenebilir, kopyalama yoluna kesinlikle gidemeyiz. Kaldı ki içeriği tamamıyla kopyalayarak blogunuza yerleştirmemiz, bizleri her daim geriye götüren nedenlerin başında gelebilmektedir.

Nihayetinde ilk hedefimiz, kesinlikle özgün ve kaliteli içerikler olmalıdır. Teşekkür ederim. 

İyi Çalışmalar..
Devamını Oku→

16 Nisan 2014

Edd Joseph, Shakespeare'in Oyununu Gönderdi
Yakın geçmişte çeşitli zaman aralıklarında birçok dolandırıcılık olayı ve mağduriyetler ile karşılaştık arkadaşlar. Cep telefonu siparişi verip de evine gönderilen kargo içerisinden salatalık çıkanını mı ararsın, televizyonda her saniye aynı reklamı defalarca evirip çeviren kanallardaki şirketlerden ürün siparişi verip de boş kutularla karşılaşanı mı ararsın; türlü türlü olaylarla karşılaştık. Kimine güldük, kimine sahiden üzüldük.

Oyun Konsolu Mağduru 

Bu sefer ki vaka ise bambaşka. Adam dolandırıliyor dolandırılmasına ama bir o kadar da, hatta daha fazlasıyla pişman ediyor dolandırıcıyı. 

Mağdurumuz grafik tasarımcısı Edd Joseph, 80 pounda bir Playstation 3 oyun konsolu sipariş ediyor ve ürün asla kendisine ulaşmıyor. Bu duruma sinirlenen Edd, Shakespeare'in tamı tamına 29.305 mesajlık 37 oyununun tamamını kendisini dolandıran şahsa göndermeye başlıyor. Şu ana kadar 17.424 mesaj, demek oluyor ki 22 oyunun hepsini, göndermiş durumda. Kalan 15 oyunu (11.881 mesaj) ise kurbanına iletilmek üzere hazır bekletiliyor. 

Edd'in elinde sınırsız sayıda mesaj bulunduğundan, bedavaya dilediğince gönderebiliyor ve kopyala yapıştır yapabildiğinden de hiç zorlanmadığını ifade ediyor. Aynı şey karşı taraf için de geçerli diyebilir miyiz arkadaşlar? Elbette hayır, parçalara bölünmüş halde gelen mesajlarıyla devamlı telefonu titriyor ve muhtemelen de parça parça gönderildiğinden Shakespeare'in oyunları olduğunu idrak edebilmiş değil :)
Dolandırıcı Pişman Olmuşa Benziyor.

Kültürlensin Birazcık 

Edd, şahsın ilk zamanlar birkaç kez dönüş yaparak kendisini taciz etmeye çalıştığını, kendisinin de dolandırıciya oyunu beğenip beğenmediğini sorduğunu, şahsın oldukça şaşkın olduğunu ve muhtemelen de kültürlenmesi yolunda önemli adımlar attığını altını çizerek söylüyor. 

Adam bildiğiniz oyun oynuyo :) Çok da iyi yapıyor. Böylelerine müstehak. Aman ha dikkat, aldanmayalım böyle şeylere. Bir sonraki yazımda benim mağduru olmaya ramak kaldığım ancak Allah'dan kıl payı çark edip kurtulduğum olayı yazacağım sizlere arkadaşlar. Teşekkür ederim. Görüşmek üzere. 

İyi çalışmalar..

Bir Mağdurun İntikamı

Muhammet Şiş   at  14:11  Henüz Yorum Yok

Edd Joseph, Shakespeare'in Oyununu Gönderdi
Yakın geçmişte çeşitli zaman aralıklarında birçok dolandırıcılık olayı ve mağduriyetler ile karşılaştık arkadaşlar. Cep telefonu siparişi verip de evine gönderilen kargo içerisinden salatalık çıkanını mı ararsın, televizyonda her saniye aynı reklamı defalarca evirip çeviren kanallardaki şirketlerden ürün siparişi verip de boş kutularla karşılaşanı mı ararsın; türlü türlü olaylarla karşılaştık. Kimine güldük, kimine sahiden üzüldük.

Oyun Konsolu Mağduru 

Bu sefer ki vaka ise bambaşka. Adam dolandırıliyor dolandırılmasına ama bir o kadar da, hatta daha fazlasıyla pişman ediyor dolandırıcıyı. 

Mağdurumuz grafik tasarımcısı Edd Joseph, 80 pounda bir Playstation 3 oyun konsolu sipariş ediyor ve ürün asla kendisine ulaşmıyor. Bu duruma sinirlenen Edd, Shakespeare'in tamı tamına 29.305 mesajlık 37 oyununun tamamını kendisini dolandıran şahsa göndermeye başlıyor. Şu ana kadar 17.424 mesaj, demek oluyor ki 22 oyunun hepsini, göndermiş durumda. Kalan 15 oyunu (11.881 mesaj) ise kurbanına iletilmek üzere hazır bekletiliyor. 

Edd'in elinde sınırsız sayıda mesaj bulunduğundan, bedavaya dilediğince gönderebiliyor ve kopyala yapıştır yapabildiğinden de hiç zorlanmadığını ifade ediyor. Aynı şey karşı taraf için de geçerli diyebilir miyiz arkadaşlar? Elbette hayır, parçalara bölünmüş halde gelen mesajlarıyla devamlı telefonu titriyor ve muhtemelen de parça parça gönderildiğinden Shakespeare'in oyunları olduğunu idrak edebilmiş değil :)
Dolandırıcı Pişman Olmuşa Benziyor.

Kültürlensin Birazcık 

Edd, şahsın ilk zamanlar birkaç kez dönüş yaparak kendisini taciz etmeye çalıştığını, kendisinin de dolandırıciya oyunu beğenip beğenmediğini sorduğunu, şahsın oldukça şaşkın olduğunu ve muhtemelen de kültürlenmesi yolunda önemli adımlar attığını altını çizerek söylüyor. 

Adam bildiğiniz oyun oynuyo :) Çok da iyi yapıyor. Böylelerine müstehak. Aman ha dikkat, aldanmayalım böyle şeylere. Bir sonraki yazımda benim mağduru olmaya ramak kaldığım ancak Allah'dan kıl payı çark edip kurtulduğum olayı yazacağım sizlere arkadaşlar. Teşekkür ederim. Görüşmek üzere. 

İyi çalışmalar..
Devamını Oku→

8 Nisan 2014

Meridiist İnfinite Şarjı Tükenmiyor.
Malumunuzdur ki çağımızın modern akıllı telefonları, hayatımızın her anını kuşatıverdi hiç şüphesiz. Birbirinden farklı ürünlerin yer aldığı smart phone pazarında her bir ürün aslında genel anlamda birbirinin aynısı diyebiliriz her ne kadar çeşitli özelliklere sahip olsalar da. 

Meridiist Infinite Bambaşka

Çok farklı bir şey beklemeye gerek yok başlığa aldanarak kıymetli okurlarım. Nitekim sizlere, eğer 7000 dolarınız varsa kaçırmayacağınız bir telefondan bahsedeceğim. Bakmayın böyle söylediğime, o kadar param olsa sanmıyorum ki koşturup alayım bu telefonu. 

Saat üreticisi Tag Heuer'in  imal ettiği telefonu Meridiist Infinite, şirketin ifadesiyle tam anlamıyla daimi güç rezervlerine sahip bir telefon. En önemli özelliği ise şarjının hiç tüketilememesi. Peki nasıl oluyor bu iş?

Güneş Panelleri Etkili

Şarjının hiç tüketilememesinin en büyük nedeni telefon ekranı üzerindeki güneş panellerinden ileri geliyor. Ekran camı ile LCD bileşenlerin arasına fotovoltak hücre yerleştirilmiş ve bu hücreler sayesinde doğal ışık ile karşılaşıldığında, otomatik olarak  şarja başlıyor. 
Yalnızca 1.911 Adet Üretilecek.

Yapay ışık olan bir ortamda ise belli bir seviyede güç elde edilebiliyor ve bu güç de telefonu bekleme modunda tutmaya yetiyor da artıyor bile. 

Kısa bir bilgi olarak da, şirketin yalnızca 1.911 adet Meridiist Infinite üreterek satmayı planladıklarını biliyoruz. 

Pek akıl mantık işi olmasa da, almayı düşünen insanlara da saygı duymalıyız. Hadi önce 7000 dolar bulmaya gidiyoruz :) Teşekkür ederim..

Akıllı telefonlar ile ilgili yazdığım buradaki makalemi inceleyebilirsiniz.

İyi Çalışmalar..

7000 Dolarlık Şarjı Hiç Tükenmeyen Telefon İster Misiniz

Muhammet Şiş   at  17:15  Henüz Yorum Yok

Meridiist İnfinite Şarjı Tükenmiyor.
Malumunuzdur ki çağımızın modern akıllı telefonları, hayatımızın her anını kuşatıverdi hiç şüphesiz. Birbirinden farklı ürünlerin yer aldığı smart phone pazarında her bir ürün aslında genel anlamda birbirinin aynısı diyebiliriz her ne kadar çeşitli özelliklere sahip olsalar da. 

Meridiist Infinite Bambaşka

Çok farklı bir şey beklemeye gerek yok başlığa aldanarak kıymetli okurlarım. Nitekim sizlere, eğer 7000 dolarınız varsa kaçırmayacağınız bir telefondan bahsedeceğim. Bakmayın böyle söylediğime, o kadar param olsa sanmıyorum ki koşturup alayım bu telefonu. 

Saat üreticisi Tag Heuer'in  imal ettiği telefonu Meridiist Infinite, şirketin ifadesiyle tam anlamıyla daimi güç rezervlerine sahip bir telefon. En önemli özelliği ise şarjının hiç tüketilememesi. Peki nasıl oluyor bu iş?

Güneş Panelleri Etkili

Şarjının hiç tüketilememesinin en büyük nedeni telefon ekranı üzerindeki güneş panellerinden ileri geliyor. Ekran camı ile LCD bileşenlerin arasına fotovoltak hücre yerleştirilmiş ve bu hücreler sayesinde doğal ışık ile karşılaşıldığında, otomatik olarak  şarja başlıyor. 
Yalnızca 1.911 Adet Üretilecek.

Yapay ışık olan bir ortamda ise belli bir seviyede güç elde edilebiliyor ve bu güç de telefonu bekleme modunda tutmaya yetiyor da artıyor bile. 

Kısa bir bilgi olarak da, şirketin yalnızca 1.911 adet Meridiist Infinite üreterek satmayı planladıklarını biliyoruz. 

Pek akıl mantık işi olmasa da, almayı düşünen insanlara da saygı duymalıyız. Hadi önce 7000 dolar bulmaya gidiyoruz :) Teşekkür ederim..

Akıllı telefonlar ile ilgili yazdığım buradaki makalemi inceleyebilirsiniz.

İyi Çalışmalar..
Devamını Oku→

3 Nisan 2014

Makalemin Başlık Bölümü

Kesinlikle en sona bırakmalıyım. Okuyucunun ilgisini çekecek olmasının yanı sıra içeriğin amacını açıkça izah eden, kısa ve etkili bir başlık her zaman daha olumludur. İçeriğin ifade ettiklerine uygun, okuyucunun merakını uyandırabilecek ve bambaşka bir ilgi çekiciliği olan en az üç sözcükten ibaret olabilmelidir. Etkili bir başlığın nasıl olması gerektiğini Gel de Okuma: Başlıkların Okuyucuyu Etkileyebilmesi başlıklı yazımı okuyarak keşfedebilirsiniz. 

Giriş Bölümü

İçeriğimde bahsini edeceğim mevzuyu, iddiayı, görüş ve düşüncelerimi kaba hatlarıyla ifade ettiğim bölümdür giriş bölümü. 

İçeriğin en kısa bölümüdür diyebiliriz ki bir ya da iki paragrafı geçmemesi uygundur. Konu, ana hatlardan ibaret olmak üzere kısaca izah edilebilir. Kaliteli bir giriş, okuyucunun ilgisini çeken en önemli kısımdır. Çünkü beş ya da on saniye kadar sürebilecek olan giriş bölümü, okuyucularımın ilgisini ve alakasını cezbederse, sonuna kadar okumaya karar verebilirler. Aksi halde okuyucunun gözünde başarısız olması kaçınılmazdır. Üzerinde özenle durularak yazmalıyım, dolaylı anlatımlardan uzak durabilmeliyim. 
Başarılı Bir Giriş-Gelişme-Sonuç Kısmı Önemlidir.
Gelişme Bölümü

Şüphesiz ki gelişme bölümü bir içeriğin en baba kısmıdır, gövdesidir adeta. Okuyucularıma hitap edeceğim içerik konusunu açıklayacağım alt konuları, farklı paragraflar halinde ve bu söz konusu alt konular arasında birbirine en uygun geçiş tümcelerini kullanmalıyım. 

Gelişme bölümünde iddia hususu yaptığım içerik konusuna ait düşünce ve görüşlerimi dile getirebildiğim, bahse konu tezlerimi savunabileceğim bir bölüm olmalıdır. Bu tezlerin doğruluğunu örnek, nicel ve nitel kavramlarla açıklama yoluna gidebileceğim bir kısımdır. Cümlelerim ve paragraflarım arası uyum, en üst seviyededir.

Sonuç Bölümü

İçeriğimin tek kelimeyle açıklamak gerekirse "özetleme" bölümüdür. Giriş bölümünde iddia ettiğim, gelişme bölümünde kendi görüş ve düşüncelerimle savunduğum hususlar bu sonuç bölümünde tekrarlanarak ifade edilebilir. 

Okuyucumun üzerinde bıraktığım etki zirve yapmalıdır bu kısımda. Eğer bunu başarabilirsem okuyucularım beğendikleri içeriklerimi not ederler, sık kullanılanlara dahi eklerler ve sağ tarafta yer alan şu an sizin de sadece mail adresinizi yazarak kayıt olabileceğiniz e-posta eklentisine kayıtlarını gerçekleştirmelerini sağlayabiliriz. 
Başarılı Taslak Yapısı Önemlidir.

Sağ tarafta yer alan eklentiden blogumda yer alacak yeni makalelerimin siz kıymetli okuyucularıma mail yoluyla ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz. Ne zaman iptal etmek isterseniz de mailinize gelen herhangi bir mailden iptalini tek tıklama ile gerçekleştirebilirsiniz. Yeni içerik ve makalelerimden haberdar olmanız için lütfen sağ taraftaki kutucuğa e-mail adresinizi yazarak "Abone Ol" kısmını tıklamanız yeterlidir. 

Nihayetinde giriş kısmında ele alınarak ifade edilen, geliştirilen içerik konusunun bir sonuca ve karara varıldığı aşamadır sonuç kısmı diyebiliriz. 

 Okuyucularımın ilgisini çeken ve makaleyi okuyup okumayacağının kararını verdiği kısımlardır giriş ve sonuç bölümleri. İşte tam bu bölümlere okuyunun ilgisini çeken çarpıcı bir fikir veya hikaye tarzı yazılar, içeriğe bağımlı hale getiren kaynaklardır ki en azından makaleyi çarpıya basarak kapatmamalarına sebep verebilen ayrıntılardır. Teşekkür ederim.. 

 İyi Çalışmalar..

Makalemin Başarılı Bir Taslak Yapısına Sahip Olabilmesi İçin Neler Yapmalıyım

Muhammet Şiş   at  14:37  Henüz Yorum Yok

Makalemin Başlık Bölümü

Kesinlikle en sona bırakmalıyım. Okuyucunun ilgisini çekecek olmasının yanı sıra içeriğin amacını açıkça izah eden, kısa ve etkili bir başlık her zaman daha olumludur. İçeriğin ifade ettiklerine uygun, okuyucunun merakını uyandırabilecek ve bambaşka bir ilgi çekiciliği olan en az üç sözcükten ibaret olabilmelidir. Etkili bir başlığın nasıl olması gerektiğini Gel de Okuma: Başlıkların Okuyucuyu Etkileyebilmesi başlıklı yazımı okuyarak keşfedebilirsiniz. 

Giriş Bölümü

İçeriğimde bahsini edeceğim mevzuyu, iddiayı, görüş ve düşüncelerimi kaba hatlarıyla ifade ettiğim bölümdür giriş bölümü. 

İçeriğin en kısa bölümüdür diyebiliriz ki bir ya da iki paragrafı geçmemesi uygundur. Konu, ana hatlardan ibaret olmak üzere kısaca izah edilebilir. Kaliteli bir giriş, okuyucunun ilgisini çeken en önemli kısımdır. Çünkü beş ya da on saniye kadar sürebilecek olan giriş bölümü, okuyucularımın ilgisini ve alakasını cezbederse, sonuna kadar okumaya karar verebilirler. Aksi halde okuyucunun gözünde başarısız olması kaçınılmazdır. Üzerinde özenle durularak yazmalıyım, dolaylı anlatımlardan uzak durabilmeliyim. 
Başarılı Bir Giriş-Gelişme-Sonuç Kısmı Önemlidir.
Gelişme Bölümü

Şüphesiz ki gelişme bölümü bir içeriğin en baba kısmıdır, gövdesidir adeta. Okuyucularıma hitap edeceğim içerik konusunu açıklayacağım alt konuları, farklı paragraflar halinde ve bu söz konusu alt konular arasında birbirine en uygun geçiş tümcelerini kullanmalıyım. 

Gelişme bölümünde iddia hususu yaptığım içerik konusuna ait düşünce ve görüşlerimi dile getirebildiğim, bahse konu tezlerimi savunabileceğim bir bölüm olmalıdır. Bu tezlerin doğruluğunu örnek, nicel ve nitel kavramlarla açıklama yoluna gidebileceğim bir kısımdır. Cümlelerim ve paragraflarım arası uyum, en üst seviyededir.

Sonuç Bölümü

İçeriğimin tek kelimeyle açıklamak gerekirse "özetleme" bölümüdür. Giriş bölümünde iddia ettiğim, gelişme bölümünde kendi görüş ve düşüncelerimle savunduğum hususlar bu sonuç bölümünde tekrarlanarak ifade edilebilir. 

Okuyucumun üzerinde bıraktığım etki zirve yapmalıdır bu kısımda. Eğer bunu başarabilirsem okuyucularım beğendikleri içeriklerimi not ederler, sık kullanılanlara dahi eklerler ve sağ tarafta yer alan şu an sizin de sadece mail adresinizi yazarak kayıt olabileceğiniz e-posta eklentisine kayıtlarını gerçekleştirmelerini sağlayabiliriz. 
Başarılı Taslak Yapısı Önemlidir.

Sağ tarafta yer alan eklentiden blogumda yer alacak yeni makalelerimin siz kıymetli okuyucularıma mail yoluyla ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz. Ne zaman iptal etmek isterseniz de mailinize gelen herhangi bir mailden iptalini tek tıklama ile gerçekleştirebilirsiniz. Yeni içerik ve makalelerimden haberdar olmanız için lütfen sağ taraftaki kutucuğa e-mail adresinizi yazarak "Abone Ol" kısmını tıklamanız yeterlidir. 

Nihayetinde giriş kısmında ele alınarak ifade edilen, geliştirilen içerik konusunun bir sonuca ve karara varıldığı aşamadır sonuç kısmı diyebiliriz. 

 Okuyucularımın ilgisini çeken ve makaleyi okuyup okumayacağının kararını verdiği kısımlardır giriş ve sonuç bölümleri. İşte tam bu bölümlere okuyunun ilgisini çeken çarpıcı bir fikir veya hikaye tarzı yazılar, içeriğe bağımlı hale getiren kaynaklardır ki en azından makaleyi çarpıya basarak kapatmamalarına sebep verebilen ayrıntılardır. Teşekkür ederim.. 

 İyi Çalışmalar..
Devamını Oku→

31 Mart 2014

Çok kıymetli olan, bloglar arası bir yarışmadan söz etmek istiyorum. Deriza' nın organize ettiği bu yarışmada kaybeden yok arkadaşlar. Evet yanlış duymadınız, kaybedenin olmadığı bir etkinlikten bahsediyorum. Blogger dostu olan Deriza, bizlere verdiği bu değeri bir etkinliğe atfetmek suretiyle göstermek istiyor. 

Yarışmaya katılan herkesin bir ödül sahibi olabileceğini ifade ettiğim etkinlikteki ödüller;

- Birinci olan bloga tablet bilgisayar,
- İkinci olan bloga unisex deri çanta,
- Üçüncü olan bloga bay/bayan deri çanta,
- Yarışmaya katılan tüm blog yazarlarına Deriza.com' dan 50 TL değerinde indirim çeki olarak belirtiliyor.

Deri Cüzdanım Vardı

İlk buluşmamızdı. Kız arkadaşımın yüzüne bakamıyordum bile. Önümdeki tabakta bulunan köftelerle oynayıp duruyordum, yiyecek halim mi vardı ki. Neyse ki arkadaşlarla gittiğimiz yemekte sıra hesabı ödemeye gelmişti. Adüsyonu getiren garsonun eline uzanan arkadaşımdan hızlı davranarak, cüzdanımı çıkarıp hesabı ödemeye kalkıştım. O da ne? Başından sonuna kadar itinayla hazırlandığım buluşmaya adeta köşelerinden  fare yemiş gibi sırıtan bir cüzdan ile gitmiştim. Aman Allahım! Utanıyordum ancak kız arkadaşımın gözünden kaçmadığı gibi, şimdiki eşim olan bu bayanın ağzından da düşmüyorum hala. 
Garnili Kahve Deri Cüzdan Şık ve Sıradışı
Eşim deri cüzdanların daha uzun ömürlü olabileceğini, ayrıca daha spor, daha ergonomik, yenilikçi ve sıradışı cüzdanların bulunduğunu, dilersem özgün tasarımlara sahip deri bir cüzdan hediye edebileceğini söylediğinde, elbette ben de yeni bir cüzdan almanın zamanı geldiğini düşünmekteydim.

Sahiden de önceki yıllarda yer alan siyah ve kahverengi tonların ağırlıkta olmasına nazaran, 2014 ürünlerinin siyah ve kahverengi ürünlerden kopmadıkları gibi, farklı renklerde çeşitli deri cüzdanların piyasalarda ev sahipliği yaptığı söylenebilir.

Garnili Kahve Deri Cüzdan

Deri cüzdanların faklı özelliklerini sıraladığım ürünlerden biri olan Garnili kahve deri cüzdanı tanıtımını yapacağım sizlere arkadaşlar. Bu model deri cüzdanların, benim de sahibi olduğum eski klasik cüzdanlardan bağımsız olarak çift renge sahip olduğunu, ön kısımlarında ovalliklerin mevcut olduğunu gözlemleyebiliyoruz. 

Hakiki dana derisinden imal edilen bu Garnili kahve deri cüzdanın yapımında birinci sınıf kaliteli derilerden faydalanılmış, üst düzey bir el işçiliği ürünlere aksettirilmiştir. Kahve deri cüzdanın iç kesimlerinde ise dört bölümden ibaret kartlarınızı ve kimlik vs. belgelerinizi yerleştirebileceğiniz kısımlar bulunmaktadır. 

Yarışma hakkında detaylı bilgi almak ve yarışmaya katılmak için:  http://deristyle.com/blog/deriza-sponsorlugunda-blogculara-ozel-odullu-yarisma-derizaileblogla/

Garnili Kahve Deri Cüzdanı Çok Beğendim #derizaileblogla

Muhammet Şiş   at  19:24  Henüz Yorum Yok

Çok kıymetli olan, bloglar arası bir yarışmadan söz etmek istiyorum. Deriza' nın organize ettiği bu yarışmada kaybeden yok arkadaşlar. Evet yanlış duymadınız, kaybedenin olmadığı bir etkinlikten bahsediyorum. Blogger dostu olan Deriza, bizlere verdiği bu değeri bir etkinliğe atfetmek suretiyle göstermek istiyor. 

Yarışmaya katılan herkesin bir ödül sahibi olabileceğini ifade ettiğim etkinlikteki ödüller;

- Birinci olan bloga tablet bilgisayar,
- İkinci olan bloga unisex deri çanta,
- Üçüncü olan bloga bay/bayan deri çanta,
- Yarışmaya katılan tüm blog yazarlarına Deriza.com' dan 50 TL değerinde indirim çeki olarak belirtiliyor.

Deri Cüzdanım Vardı

İlk buluşmamızdı. Kız arkadaşımın yüzüne bakamıyordum bile. Önümdeki tabakta bulunan köftelerle oynayıp duruyordum, yiyecek halim mi vardı ki. Neyse ki arkadaşlarla gittiğimiz yemekte sıra hesabı ödemeye gelmişti. Adüsyonu getiren garsonun eline uzanan arkadaşımdan hızlı davranarak, cüzdanımı çıkarıp hesabı ödemeye kalkıştım. O da ne? Başından sonuna kadar itinayla hazırlandığım buluşmaya adeta köşelerinden  fare yemiş gibi sırıtan bir cüzdan ile gitmiştim. Aman Allahım! Utanıyordum ancak kız arkadaşımın gözünden kaçmadığı gibi, şimdiki eşim olan bu bayanın ağzından da düşmüyorum hala. 
Garnili Kahve Deri Cüzdan Şık ve Sıradışı
Eşim deri cüzdanların daha uzun ömürlü olabileceğini, ayrıca daha spor, daha ergonomik, yenilikçi ve sıradışı cüzdanların bulunduğunu, dilersem özgün tasarımlara sahip deri bir cüzdan hediye edebileceğini söylediğinde, elbette ben de yeni bir cüzdan almanın zamanı geldiğini düşünmekteydim.

Sahiden de önceki yıllarda yer alan siyah ve kahverengi tonların ağırlıkta olmasına nazaran, 2014 ürünlerinin siyah ve kahverengi ürünlerden kopmadıkları gibi, farklı renklerde çeşitli deri cüzdanların piyasalarda ev sahipliği yaptığı söylenebilir.

Garnili Kahve Deri Cüzdan

Deri cüzdanların faklı özelliklerini sıraladığım ürünlerden biri olan Garnili kahve deri cüzdanı tanıtımını yapacağım sizlere arkadaşlar. Bu model deri cüzdanların, benim de sahibi olduğum eski klasik cüzdanlardan bağımsız olarak çift renge sahip olduğunu, ön kısımlarında ovalliklerin mevcut olduğunu gözlemleyebiliyoruz. 

Hakiki dana derisinden imal edilen bu Garnili kahve deri cüzdanın yapımında birinci sınıf kaliteli derilerden faydalanılmış, üst düzey bir el işçiliği ürünlere aksettirilmiştir. Kahve deri cüzdanın iç kesimlerinde ise dört bölümden ibaret kartlarınızı ve kimlik vs. belgelerinizi yerleştirebileceğiniz kısımlar bulunmaktadır. 

Yarışma hakkında detaylı bilgi almak ve yarışmaya katılmak için:  http://deristyle.com/blog/deriza-sponsorlugunda-blogculara-ozel-odullu-yarisma-derizaileblogla/
Devamını Oku→

29 Mart 2014

Etkileyici Başlıklar Okuyucuyu Blogunuza Çeker.
Konfüçyüs'ün dediği gibi "Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.." Sözcüklerin gücünün farkında olmalıyız arkadaşlar. Kelimelerimizin ve cümlelelerimizin insanları fazlasıyla etkileyebildiği muhakkak. İçerik başlıklarının ise hafızalarımızda yer etmesi ise kaçınılmazdır. Nitekim ne kadar orjinal, özgün ve inanılmaz başarılı bir yazı yazabiliyor olsak da, başlığıyla okuyucuyu çekemeyen, makaleye daveti yeterince ilgi çekici kılamazsak yazdığımız o içeriğin şurada belirttiğim hususlar dahilinde hiçbir önemi olmayacaktır, çünkü okuyucu başlığın orjinalliğine ve ilgi çekiciliğine kapılıp da yazımıza gelecektir. 

Okuyucu Başlığa Geliyor

Kendimizi okuyucunun yerine koyduğumuzda, onlarca, belki de yüzlerce yazının, içeriğin veya makalenin karşısında herbirine yönelemeyeceğimizden, etkili ve ilgi çekici bir başlığa sahip olan yazıya tıklayacağımız aşikardır. 

Başarılı ve okuyucuyu fazlasıyla etkileyecebilecek olan bir makalenin başlığının aynı özen ve dikkatle yazılamadığı müddetçe, içeriklerimizin tıklanmamaya mahkum olacağını bilmeliyiz kıymetli okuyucularım. Etkileyici içeriklerimizin başlıklarının yaratıcılığımızla nihayetlenmesi esastır. 

Makalelerimize etkileyici ve ilgi çekici başlıklarımızın 4 temel özelliği mevcuttur:

1. İlk olarak başlığımız okuyucunun dikkatini çekmelidir,
2. Başlığın cazibesi ve çekiciliği okuyucu üzerinde ilgi ve merakını uyandırmalıdır,
3. İlgi ve merakı uyandırılan okuyucuda okuma arzusu oluşturulabilmelidir,
4. Nihayetinde okuma arzusuna ulaşan okuyucu için artık eyleme geçme vakti gelmiştir, nitekim de başarılı bir şekilde hazırlanan başlığımız okuyucuyu içeriğimize, makalemize yönlendirecektir. 

Etkili ve Düşünülmüş Bir İçerik Başlığı Yazıyı da Başarılı Kılacaktır
Başlıklarımızı Olumlu Yönde Düzenlemeliyiz.

Sözün bittiği yere yaklaşırken size birkaç husustan daha bahsedeyim ve susayım, başınızı ağrıtmadan. Başlığımızı olabildiğince etkileyici ve göz kamaştırıcı ifadelerle arz ettik okuyucuya diyelim, okuyucularımız da buyurdular yazımıza ve okumaya başladılar. Zira yazımızın içeriği de başlığımızın mükemmelliyetiyle aynı doğrultuda ilerlemiyorsa, okuyucunun gözünde kalitemizin düşmesine neden olabilecektir. Bu nedenle öncelikle içeriklerimizi kaliteli ve burada yazdığım makalemde belirttiğim hususları kapsayan bir makalemizin bulunuyor olması şarttır. 

Son olarak benim bu yazımda da başlığımda kullandığım gibi noktalama işaretlerinden tırnak işaret veya ünlem gibi noktalamalar başlığımızı ilgi çekici kılmaya devam edecektir.

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. İyi Çalışmalar.

Gel de Okuma: Başlıkların Okuyucuyu Etkileyebilmesi

Muhammet Şiş   at  14:42  Henüz Yorum Yok

Etkileyici Başlıklar Okuyucuyu Blogunuza Çeker.
Konfüçyüs'ün dediği gibi "Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.." Sözcüklerin gücünün farkında olmalıyız arkadaşlar. Kelimelerimizin ve cümlelelerimizin insanları fazlasıyla etkileyebildiği muhakkak. İçerik başlıklarının ise hafızalarımızda yer etmesi ise kaçınılmazdır. Nitekim ne kadar orjinal, özgün ve inanılmaz başarılı bir yazı yazabiliyor olsak da, başlığıyla okuyucuyu çekemeyen, makaleye daveti yeterince ilgi çekici kılamazsak yazdığımız o içeriğin şurada belirttiğim hususlar dahilinde hiçbir önemi olmayacaktır, çünkü okuyucu başlığın orjinalliğine ve ilgi çekiciliğine kapılıp da yazımıza gelecektir. 

Okuyucu Başlığa Geliyor

Kendimizi okuyucunun yerine koyduğumuzda, onlarca, belki de yüzlerce yazının, içeriğin veya makalenin karşısında herbirine yönelemeyeceğimizden, etkili ve ilgi çekici bir başlığa sahip olan yazıya tıklayacağımız aşikardır. 

Başarılı ve okuyucuyu fazlasıyla etkileyecebilecek olan bir makalenin başlığının aynı özen ve dikkatle yazılamadığı müddetçe, içeriklerimizin tıklanmamaya mahkum olacağını bilmeliyiz kıymetli okuyucularım. Etkileyici içeriklerimizin başlıklarının yaratıcılığımızla nihayetlenmesi esastır. 

Makalelerimize etkileyici ve ilgi çekici başlıklarımızın 4 temel özelliği mevcuttur:

1. İlk olarak başlığımız okuyucunun dikkatini çekmelidir,
2. Başlığın cazibesi ve çekiciliği okuyucu üzerinde ilgi ve merakını uyandırmalıdır,
3. İlgi ve merakı uyandırılan okuyucuda okuma arzusu oluşturulabilmelidir,
4. Nihayetinde okuma arzusuna ulaşan okuyucu için artık eyleme geçme vakti gelmiştir, nitekim de başarılı bir şekilde hazırlanan başlığımız okuyucuyu içeriğimize, makalemize yönlendirecektir. 

Etkili ve Düşünülmüş Bir İçerik Başlığı Yazıyı da Başarılı Kılacaktır
Başlıklarımızı Olumlu Yönde Düzenlemeliyiz.

Sözün bittiği yere yaklaşırken size birkaç husustan daha bahsedeyim ve susayım, başınızı ağrıtmadan. Başlığımızı olabildiğince etkileyici ve göz kamaştırıcı ifadelerle arz ettik okuyucuya diyelim, okuyucularımız da buyurdular yazımıza ve okumaya başladılar. Zira yazımızın içeriği de başlığımızın mükemmelliyetiyle aynı doğrultuda ilerlemiyorsa, okuyucunun gözünde kalitemizin düşmesine neden olabilecektir. Bu nedenle öncelikle içeriklerimizi kaliteli ve burada yazdığım makalemde belirttiğim hususları kapsayan bir makalemizin bulunuyor olması şarttır. 

Son olarak benim bu yazımda da başlığımda kullandığım gibi noktalama işaretlerinden tırnak işaret veya ünlem gibi noktalamalar başlığımızı ilgi çekici kılmaya devam edecektir.

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. İyi Çalışmalar.
Devamını Oku→

26 Mart 2014

Merhaba arkadaşlar.. Önceki yazımda Neden Makale Yazayım ki başlıklı bir makale yayınlamıştım. sizlere. Makale yazmamın bana ne gibi faydaları olduğunu, neler kazandırdığını ifade etmiştim içeriğimde. 

Bu yazımda da yazacağım makaleyi nasıl seçebileceğimi ve  içeriğimi yayınladığımda kimlere hitap edebileceğimi dilim döndüğünce ifade etmeye çalışacağım arkadaşlar. 

İçeriğimin Konusunu Nasıl Seçmeliyim

Öncelikle tam olarak hangi hususta yazacağımı belirlemeliyim. Bir yerde okumuştum; gazete, dergi vs. makale yazarları, içerik yazmak için ayırdığı zamanın yarısını, yazacağı makalenin konusunu belirlemeye yönelik tüketirlermiş. Demek ki neymiş, ilk olarak hedefi net olarak zihinde ifade etmek gerekiyor imiş. 

Makale Konusunu Belirlemeniz, İçeriği Hazırlamak Kadar Önemli Bir Süreçtir.

Müteakiben, zihni uğraşlarım sonucu kafamda oluşan kelime ve cümle gruplarını, kesinlikle bir sıralama ya da düzenlemeye maruz bırakmaksızın bir kağıda rastgele yazmalıyım. Ardından yazdığım bu cümle veya sözcük gruplarını kullanarak, fikir jimnastiği eşliğinde yazacağım makalenin alt başlıklarını oluşturabilmeliyim. Bu arada makale hazırlama ve yazma esnasında blog yönetiminin genel altın kurallarını ifade ettiğim Blog Dünyasına Hükmeden Altın Kurallar başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz. 

Başkalarının Aynı Konuda Yazdıkları Beni Bağlamamalı

Belirlediğim konuda benden farklı olarak belki onlarca aynı konuda makale yazılmış olabilir. Bu kesinlikle beni etkilememeli, ben işime bakmalıyım ve ortaya elimden geldiğince özgün ve temiz bir iş koymalıyım. Aynı cümleyi O düz yazmıştır, ben evirir çevirir, kendi özgünlüğüm ile bambaşka bir şey ortaya koyabilirim, farklılık da buradadır zaten. 

Kesinlikle yayınladığım makalem, hedef okuyucuyu ilgilendirmelidir, bununla birlikte ilgilendirmeyebilir de. Örnek vermek gerekirse, Kızıldeniz' de sahil şeridinde görülen köpek balıkları pek fazla bağlamaz okuyucumuzu. Aynı şekilde Bodrum sahillerinde görülen köpek balıkları daha fazla ilgilendirir hedefimizi. Tabi ki bu bir örnek, gerçekleşmesi muhtemel olmayabilir. 

Bu Soruları Kendime Sorabilmeliyim

a. İçeriğini belirlediğim konu hakkında gerçekten bir bilgi birikimim veya ortak paydalarım var mı? 

b. Asla araştırma yapmaksızın ya da kısmen yaptığım araştırmalar ile o konu hakkında doyurucu bir çalışma ortaya koyabilecek miyim?

c. Belirlediğim ve içeriğini hazırlayacağım konu hakkında konusuna hakim bir uzmana danışmam, kendisinden yardım almam gerekiyor mu?

Bu soruların beni tam anlamıyla doyurabildiğini hissettiğimde içeriğime başlamalı ve soluksuz bir azim ve hırs ile ortaya gerçekten güzel bir şey ortaya koymaya gayret etmeliyim. 
Hedef Kitlenize Hitap Edebilmelisiniz

Kimlere Hitap Edebilrim

İçeriğini sunduğum makale hakkında;

- Hiç bir bilgi birikimi olmayan,
- Kısmen bilgi sahibi olanlar,
- Çok çok ileri seviyede konuya hakim ve bilgi sahibi olabilecek insanlar olabilir.

İlk başta buna karar vermeliyiz. Nihayetinde bilimsel bir konuyu, bir makaleyi normal bir vatandaşın okumayacağı aşikar olabilir. Burada önemli olan arkadaşlar, gerçekten konuyu nasıl ifade edebildiğimdir. Anlatım dilim insanları etkileyebilir, halk dilini kullanışımız, konuda bir bilgisi olmayan insanlar için dahi makalemizi ilgi çekici ve okunası hale getirebilirim.

Mesela; PDF formatı vesilesiyle E-Kitap hazırlama konusunda yazacağım makale, şirket yetkilileri, webmasterlar vs. gibi kitle tarafından okunabileceği gibi, hiç bilgisi olmayan insanlar tarafından da okunup, paylaşılabilir. Burada önemli olan halk dilini içten gelen bir samimiyetle kullanabilmektir. 

İşte böyle arkadaşlar, makale konusu seçimine özel hususları olan kısmi tecrübelerim ışığında sizlere arz etmeye çalıştım. Sürçü lisan ettiysem affola. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki çalışmam olacak olan Makalemin Başarılı bir Taslak Yapısına Sahip Olabilmesi İçin Neler Yapmalıyım başlıklı yazımda görüşmek üzere..

İyi Çalışmalar..

Makalemi Nasıl Seçebilirim ve Kimlere Hitap Edebilirim

Muhammet Şiş   at  16:10  Henüz Yorum Yok

Merhaba arkadaşlar.. Önceki yazımda Neden Makale Yazayım ki başlıklı bir makale yayınlamıştım. sizlere. Makale yazmamın bana ne gibi faydaları olduğunu, neler kazandırdığını ifade etmiştim içeriğimde. 

Bu yazımda da yazacağım makaleyi nasıl seçebileceğimi ve  içeriğimi yayınladığımda kimlere hitap edebileceğimi dilim döndüğünce ifade etmeye çalışacağım arkadaşlar. 

İçeriğimin Konusunu Nasıl Seçmeliyim

Öncelikle tam olarak hangi hususta yazacağımı belirlemeliyim. Bir yerde okumuştum; gazete, dergi vs. makale yazarları, içerik yazmak için ayırdığı zamanın yarısını, yazacağı makalenin konusunu belirlemeye yönelik tüketirlermiş. Demek ki neymiş, ilk olarak hedefi net olarak zihinde ifade etmek gerekiyor imiş. 

Makale Konusunu Belirlemeniz, İçeriği Hazırlamak Kadar Önemli Bir Süreçtir.

Müteakiben, zihni uğraşlarım sonucu kafamda oluşan kelime ve cümle gruplarını, kesinlikle bir sıralama ya da düzenlemeye maruz bırakmaksızın bir kağıda rastgele yazmalıyım. Ardından yazdığım bu cümle veya sözcük gruplarını kullanarak, fikir jimnastiği eşliğinde yazacağım makalenin alt başlıklarını oluşturabilmeliyim. Bu arada makale hazırlama ve yazma esnasında blog yönetiminin genel altın kurallarını ifade ettiğim Blog Dünyasına Hükmeden Altın Kurallar başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz. 

Başkalarının Aynı Konuda Yazdıkları Beni Bağlamamalı

Belirlediğim konuda benden farklı olarak belki onlarca aynı konuda makale yazılmış olabilir. Bu kesinlikle beni etkilememeli, ben işime bakmalıyım ve ortaya elimden geldiğince özgün ve temiz bir iş koymalıyım. Aynı cümleyi O düz yazmıştır, ben evirir çevirir, kendi özgünlüğüm ile bambaşka bir şey ortaya koyabilirim, farklılık da buradadır zaten. 

Kesinlikle yayınladığım makalem, hedef okuyucuyu ilgilendirmelidir, bununla birlikte ilgilendirmeyebilir de. Örnek vermek gerekirse, Kızıldeniz' de sahil şeridinde görülen köpek balıkları pek fazla bağlamaz okuyucumuzu. Aynı şekilde Bodrum sahillerinde görülen köpek balıkları daha fazla ilgilendirir hedefimizi. Tabi ki bu bir örnek, gerçekleşmesi muhtemel olmayabilir. 

Bu Soruları Kendime Sorabilmeliyim

a. İçeriğini belirlediğim konu hakkında gerçekten bir bilgi birikimim veya ortak paydalarım var mı? 

b. Asla araştırma yapmaksızın ya da kısmen yaptığım araştırmalar ile o konu hakkında doyurucu bir çalışma ortaya koyabilecek miyim?

c. Belirlediğim ve içeriğini hazırlayacağım konu hakkında konusuna hakim bir uzmana danışmam, kendisinden yardım almam gerekiyor mu?

Bu soruların beni tam anlamıyla doyurabildiğini hissettiğimde içeriğime başlamalı ve soluksuz bir azim ve hırs ile ortaya gerçekten güzel bir şey ortaya koymaya gayret etmeliyim. 
Hedef Kitlenize Hitap Edebilmelisiniz

Kimlere Hitap Edebilrim

İçeriğini sunduğum makale hakkında;

- Hiç bir bilgi birikimi olmayan,
- Kısmen bilgi sahibi olanlar,
- Çok çok ileri seviyede konuya hakim ve bilgi sahibi olabilecek insanlar olabilir.

İlk başta buna karar vermeliyiz. Nihayetinde bilimsel bir konuyu, bir makaleyi normal bir vatandaşın okumayacağı aşikar olabilir. Burada önemli olan arkadaşlar, gerçekten konuyu nasıl ifade edebildiğimdir. Anlatım dilim insanları etkileyebilir, halk dilini kullanışımız, konuda bir bilgisi olmayan insanlar için dahi makalemizi ilgi çekici ve okunası hale getirebilirim.

Mesela; PDF formatı vesilesiyle E-Kitap hazırlama konusunda yazacağım makale, şirket yetkilileri, webmasterlar vs. gibi kitle tarafından okunabileceği gibi, hiç bilgisi olmayan insanlar tarafından da okunup, paylaşılabilir. Burada önemli olan halk dilini içten gelen bir samimiyetle kullanabilmektir. 

İşte böyle arkadaşlar, makale konusu seçimine özel hususları olan kısmi tecrübelerim ışığında sizlere arz etmeye çalıştım. Sürçü lisan ettiysem affola. Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki çalışmam olacak olan Makalemin Başarılı bir Taslak Yapısına Sahip Olabilmesi İçin Neler Yapmalıyım başlıklı yazımda görüşmek üzere..

İyi Çalışmalar..
Devamını Oku→

25 Mart 2014

Makale Yazmanın Çeşitli Gerekçeleri Vardır.
Önceki yazımda Blog Dünyasında İçerik Üretimi ve Yönetimi Üzerine Altın Kurallar başlıklı makalemi paylaşmıştım siz kıymetli okuyucularıımla. Bu yazımda da içerik yazmanın ve makale paylaşımında bulunmanın, biz bloggerlar üzerinde ne gibi faydaları olduğuna yönelik bir yazı paylaşıyorum. 

Makalelerimi Neden Yazmalıyım

Yalnız blogumuz için değil, diğer blog sahipleri, internet siteleri için, hatta dergi vs yayınlar için makale yazmak isteyebilirsiniz ve bu da sizi zaman içerisinde içerik ustası haline getirebilir. Lakin ne faydası vardır makale yazmanın, bunları konuşalım birazcık da.

Makale yazmak;

a. Beni o içeriği kaleme aldığım dalda uzmanlaştırabilir ve o alana ait daha derinlemesine fikirler geliştirmeme neden olabilir.

b. Evimde sıcak kahvemi yudumlarken, makale alımı yapan webmasterlara, online gazetecilik yayını yapan internet sitelerine ve dergilere özenle yazdığım makalelerimi göndermek suretiyle, Google Adsense reklamları aracılığıyla para kazanabilirim.

c. Blogumun tanıtımını en iyi şekilde yapabilecek bir tanıtım yazısı, bir içerik benim için altın değerindedir. Aynı şekilde işyeri sahibi isem reklamımı en fevkalade şekilde gerçekleştirebilirim.

d. Yazacağım her yeni makalemi, e-posta aboneliği ile çeşitli insanlara göndererek onlarla diyalog kurmak suretiyle yeni ve güzel dostluklar geliştirebilirim.

e. Her geçen gün hazırlayacağım yeni bir makale ile sitemin ziyaretçi trafiğini artırabilirim.

f. Tartışılmaz bir gerçektir ki; etkili içerik yazmam, etkili konuşabilme yolunu da açabilir.
Etkili Makale Yazımı Size Her Daim Kazandırır.

Tüm bunların yanında; 

1. Halihazırdaki bir web sitemin veya blogumun trafiğini artırabilmek adına makale yazarak blogumda, internet sitelerimde yayınlayabilirim. 

2. Ticaret ile uğraşan bir tüccar isem, web trafiğimi artırarak satışlarımı oldukça pozitif hale getirebilir ve kazancımı artırabilirim. 

3. Önceki yazılarımdan birinde adı geçen Makale Yazma Tekniklerini olabildiğince en iyi şekilde kullanabilirsem, kendi blogumun veya işyerimin tanıtımını kendim hazırlayarak, reklamımı kendim gerçekleştirebilirim. 

4. Kesinlikle bir makale, bir web sitesinin veya bir blogun itici gücüdür.

5. Nihayetinde de kendi yazdığım makalemde yer alan kendi reklamlarıma asla tıklamamalıyım. 

Neticede arkadaşlar bir konu üzerinde makale yazma çalışmasında bulunmak ve onu yazıya dökmek gerçekten kolay iş değildir. Okuyucuyu alıp götürebilmelisiniz. Bir sonraki makalemde bunu gerçekleştirebilmenin yollarını anlatacağım Makalemi Nasıl Seçebilirim ve Nasıl Cazip Hale Getirebilirim başlıklı yazımla karşınızda olacağım. 

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Sizlerin de konu ile ilgili kıymetli yorumlarınızı benimle paylaşmanızı rica ediyorum. Teşekkür ederim.

İyi Çalışmalar..

Neden Makale Yazayım ki

Muhammet Şiş   at  14:31  Henüz Yorum Yok

Makale Yazmanın Çeşitli Gerekçeleri Vardır.
Önceki yazımda Blog Dünyasında İçerik Üretimi ve Yönetimi Üzerine Altın Kurallar başlıklı makalemi paylaşmıştım siz kıymetli okuyucularıımla. Bu yazımda da içerik yazmanın ve makale paylaşımında bulunmanın, biz bloggerlar üzerinde ne gibi faydaları olduğuna yönelik bir yazı paylaşıyorum. 

Makalelerimi Neden Yazmalıyım

Yalnız blogumuz için değil, diğer blog sahipleri, internet siteleri için, hatta dergi vs yayınlar için makale yazmak isteyebilirsiniz ve bu da sizi zaman içerisinde içerik ustası haline getirebilir. Lakin ne faydası vardır makale yazmanın, bunları konuşalım birazcık da.

Makale yazmak;

a. Beni o içeriği kaleme aldığım dalda uzmanlaştırabilir ve o alana ait daha derinlemesine fikirler geliştirmeme neden olabilir.

b. Evimde sıcak kahvemi yudumlarken, makale alımı yapan webmasterlara, online gazetecilik yayını yapan internet sitelerine ve dergilere özenle yazdığım makalelerimi göndermek suretiyle, Google Adsense reklamları aracılığıyla para kazanabilirim.

c. Blogumun tanıtımını en iyi şekilde yapabilecek bir tanıtım yazısı, bir içerik benim için altın değerindedir. Aynı şekilde işyeri sahibi isem reklamımı en fevkalade şekilde gerçekleştirebilirim.

d. Yazacağım her yeni makalemi, e-posta aboneliği ile çeşitli insanlara göndererek onlarla diyalog kurmak suretiyle yeni ve güzel dostluklar geliştirebilirim.

e. Her geçen gün hazırlayacağım yeni bir makale ile sitemin ziyaretçi trafiğini artırabilirim.

f. Tartışılmaz bir gerçektir ki; etkili içerik yazmam, etkili konuşabilme yolunu da açabilir.
Etkili Makale Yazımı Size Her Daim Kazandırır.

Tüm bunların yanında; 

1. Halihazırdaki bir web sitemin veya blogumun trafiğini artırabilmek adına makale yazarak blogumda, internet sitelerimde yayınlayabilirim. 

2. Ticaret ile uğraşan bir tüccar isem, web trafiğimi artırarak satışlarımı oldukça pozitif hale getirebilir ve kazancımı artırabilirim. 

3. Önceki yazılarımdan birinde adı geçen Makale Yazma Tekniklerini olabildiğince en iyi şekilde kullanabilirsem, kendi blogumun veya işyerimin tanıtımını kendim hazırlayarak, reklamımı kendim gerçekleştirebilirim. 

4. Kesinlikle bir makale, bir web sitesinin veya bir blogun itici gücüdür.

5. Nihayetinde de kendi yazdığım makalemde yer alan kendi reklamlarıma asla tıklamamalıyım. 

Neticede arkadaşlar bir konu üzerinde makale yazma çalışmasında bulunmak ve onu yazıya dökmek gerçekten kolay iş değildir. Okuyucuyu alıp götürebilmelisiniz. Bir sonraki makalemde bunu gerçekleştirebilmenin yollarını anlatacağım Makalemi Nasıl Seçebilirim ve Nasıl Cazip Hale Getirebilirim başlıklı yazımla karşınızda olacağım. 

Sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Sizlerin de konu ile ilgili kıymetli yorumlarınızı benimle paylaşmanızı rica ediyorum. Teşekkür ederim.

İyi Çalışmalar..
Devamını Oku→

Son Yorumlar

ARŞİVİM

Powered by Blogger.

© 2013 Çerezlerim. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.